Fitch ABD kararının arkasında! “-Rakamlar ortada”-

Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu Fitch Ratings’in ABD’nin uzun vadeli kredi notunu “AAA”dan “AA+”ya düşürürken; görünümü negatif izlemeden durağana çevirmesinin yankıları sürüyor.

Beyaz Saray yönetiminin ateş püskürdüğü kararla ilgili tüm gözler Fitch’e çevrilirken, kuruluşun başanalisti Richard Francis, CNN Televizyonu’na bağlandı. Kararlarının arkasında olduğunu gösteren Francis, “Rakamlar ortada. Amerika’nın borcu, ekonomik çıktısının yüzde 113’ünü oluşturuyor (ve büyüyor). Açıkça oldukça endişe verici” dedi.

Francis ayrıca büyük ve büyüyen mali açıklardan ve faiz oranları yükseldikçe, ABD borcunu finanse etmenin artan maliyetinden duyduğu endişeyi de dile getirdi: “Yönetimin son 20 yılda istikrarlı bir şekilde kötüleştiğini düşünüyoruz. Bu nedenle, hükümetin bu mali zorlukların üstesinden gelebileceğine dair güvenimiz daha az.”

“Kesinlikle katılmıyorum”

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Fitch’in kararının “anlaşılmasının zor olduğu”nu belirtip, ABD’nin dünyanın en büyük, en dinamik ve en yenilikçi ekonomisi olmaya devam ettiğinin altını çizdi. Son birkaç yılda ülke ekonomisinin pandeminin ardından tarihi bir toparlanma yaşadığını dile getiren Yellen, Ocak 2021’den bu yana ülkede 13 milyondan fazla yeni istihdam oluşturulduğuna işaret ederek, işsizlik oranının da tarihi düşük seviyelere yakın seyrettiğinden bahsetti. Ülkede enflasyonun yıl boyunca her ay düştüğüne dikkati çeken Yellen, ABD’de görülen ekonomik güç göz önüne alındığında Fitch’in kararının anlaşılması zor olduğunu belirtti: “Fitch’in kararına kesinlikle katılmıyorum ve bunun tamamen yersiz olduğuna inanıyorum.”

“En güvenli ulusuz”

Fitch’in “hatalı” değerlendirmesinin güncelliğini yitirmiş verilere dayandığını savunan Yellen, bu kararın son 2.5 yılda görülen bir dizi göstergedeki gelişmeleri yansıtmadığını öne sürdü. Yellen, açmaza rağmen her iki tarafında borç limitini çözmek için biraraya geldiğini anımsatarak, mali sorumluluğun ABD Başkanı Joe Biden ile kendisi için öncelik olduğunu anlattı. Fitch’in kararının herkesin bildiğini değiştirmediğini söyleyen Yellen, “Hazine tahvilleri dünyanın önde gelen güvenli ve likit varlığı olmaya devam ediyor ve Amerikan ekonomisi temelde güçlü” diye konuştu.

JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Simon da kararın saçma olduğuna işaret etti: “Aslında çok da önemli değil, çünkü borçlanma maliyetlerini belirleyen derecelendirme kuruluşları değil, piyasadır. Diğer ülkelerin kredi notlarının ABD’den daha yüksek olması saçma. Amerika yerine onların 3A olması çok saçma. ABD, hâlâ gezegendeki en müreffeh ulus, gezegendeki en güvenli ulus.”

IG Paris’in baş analisti Alexandre Baradez: Asıl sorun not düşürme değil, yavaşlama risk

“Piyasanın biraz kâr elde etmek için bahaneler aradığı hissine kapılabilirsiniz. Ancak Fitch’in kredi notunun düşürülmesinden ziyade, şu anda fiyatlandırılanın artan bir ekonomik yavaşlama riski olduğundan şüpheleniyorum. Düşüş eğilimi, hayâlkırıklığı yaratan Çin ve ABD verilerinin ardından ortaya çıkmaya başladı. Bu da sorunun gerçekten notun düşürülmesiyle ilgili olmadığını, daha çok yavaşlama riskiyle ilgili olduğunu gösteriyor.”

Tikehau Capital’den Raphael Thuin: Fitch’in söylediğinde yeni bir şey yok

“Bugünkü piyasa fiyatları tepkisi, piyasaların artan devlet borcunun uzun vadeli sürdürülebilirliğinden nasıl rahatsız olduğunu gösteriyor. Fitch’in söylemek zorunda olduğu şeyde kesinlikle yeni bir şey yok, ancak piyasaların biraz gergin olduğu bir anda, daha düşük ekonomik büyüme ve daha yüksek getiriler dünyasında aşırı kaldıraç konusuna parmak basıyor. Orta vadede, kaldıraçsız bir döngüye gireceğiz ve bu, piyasaya kademeli olarak biraz risk katacak.”

Wells Fargo & Co’dan Chris Harvey: Piyasalar 2011 yılında risk alma modundaydı

“Fitch’in not indirimi, farklı makro ortamlar gözönüne alındığında, S&P’nin 2011 not indirimine benzer bir etkiye sahip değil. S&P’nin Ağustos 2011’deki not indirimine doğru giderken, piyasalar ‘risk alma’ modundaydı, hisse senetleri düzeltmedeydi, kredi marjları önemli ölçüde genişliyordu, oranlar düşüyordu ve GFC hâlâ piyasanın kolektif vicdanındaydı. Bugün, neredeyse tam tersine sahibiz. Herhangi bir hisse senedi piyasası geri çekilmesi nispeten kısa ve yüzeysel olacaktır.”

Societe Generale SA’dan Manish Kabra: Durum, 12 yıl öncesinden biraz farklı

“Piyasa önce düşünmeden hareket ettiğimiz, büyük bir riskten kaçış tepkisi yaşadığımız 2011’e dönüp bakacaktır. Ancak bu kez farklı olan, 2011’den çok daha yüksek olan nominal büyüme görünümü. Bu nedenle herhangi bir kâr alımının kısa ömürlü olmasını bekliyorum. ABD tahvil getirileri düşebilirse, bu, büyük riskten kaçış sinyalinin sonuna yaklaştığımızın işareti olur. Kurumsal yatırımcıların çoğunluğu çıkıp hisse senedi satın almadan önce getiri eğrisinin pozitife dönmesini isterler.

Liberum Capital’dan Joachim Klement: ABD doları üzerinde önemli bir etkisi olmaz

“ABD kredi notunun düşürülmesinin hisse senedi piyasaları, ABD Hazineleri veya ABD doları üzerinde önemli bir etkisi olmayacağını düşünüyoruz. Not indirimi şaşırtıcı bir anda gelse de, ABD hükümetinin büyük açığı ve önümüzdeki 3 ile 5 yıl içinde öngörülen açık indiriminin olmaması göz önüne alındığında, haksız değil.”

RBC BlueBay LLP’den Mark Dowding: Not düşürmeyi önemli görmüyoruz

“Genel olarak, Fitch’in ABD’nin notunu düşürmesini özellikle önemli görmüyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx