Medyanın altında ne var?

Orijinal haber içeriğini özgün bir şekilde yeniden yazdık

Günümüzde birçok insan, ekonomik, ekolojik ve siyasal krizlerin birbirini tetiklediği bir dönemde buluyor kendisini. “Çoklu krizler” çağında asıl tehlike, krizlerin şiddeti değil, bilgiye verilen toplumsal değerin negatif bir anlam kazanması gibi görünüyor. Artık dijital ortamda karşılaştığımız içeriklerin bizi bilgilendirmek yerine zamanımızı çaldığını, karar almamızı zorlaştırdığını fark etmiyor muyuz? Bilgi artık bizi yönlendiren bir pusuladan çok, dikkatimizi dağıtan, sürekli gürültü çıkaran bir hammadde gibi kullanılıyor.

Dijital medya artık sadece bir mesaj iletim aracı olmaktan çıktı. Dijital medya, hayatımızın her alanını düzenleyen sessiz bir işletim sistemi gibi işliyor. Pasif araçlarla değil, adımlarımızı analiz ederek bizi öngören aktif sistemlerle temas halindeyiz. Algoritmaların, bizi platformda tutmak için kutuplaştırıcı içerikleri sunma oranının yüksek olması, aslında tercih özgürlüğümüzü sorgulamamıza neden olmuyor mu? Veriler, deneyimimizin yerini almaya başlarken, objektif sayılar karşısında kendimizi kaybediyoruz gibi hissedebiliriz.

Görünmez Sansür

Bugünün baskı mekanizmaları bizi susturmak yerine daha fazla konuşturarak etkisiz hale getirmeye çalışıyor olabilir mi? Türkiye’de engellenen web siteleri sayısının artması, sansürün istisnai bir durum olmaktan çıkıp dijital coğrafyamızı belirleyen bir unsura dönüştüğünü gösteriyor. İçerik var olsa bile algoritmalar, onu etkisiz hale getirme eğiliminde. Üstelik, sansür sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir boyut da taşıyor.

Eskiden daha hızlı haber yapabiliriz belki, ancak haberin gerçek bir kamusal alana ulaşabilmesi için aşılması gereken engeller her geçen gün artıyor. Kamusal alanın belirleyici gücü, dijital platformların belirlediği çerçevelerin içinde sınırlı kalıyor. Sonuç olarak, karşımıza çıkan şey, büyük olmasına rağmen etkisiz bir çıktı oluyor. Bu “etkisizlik” üzerine düşündüğümüzde, iletişim altyapılarına hala erişebildiğimiz umuduna kapılıyoruz.

Çıkışı Birlikte Aramak

Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik ve politik darboğazda, alternatif medya mecralarının genellikle “hayatta kalma” mücadelesi verdiğini görüyoruz. Kapatılan bir siteye yeni bir adres bulmak hayati öneme sahip olsa da bu göçlerin hem okurlarla hem de mesleki ilişkimizle güven ve cesaret bağını zedelediğini kabul etmeliyiz.

Asıl çıkış yolumuzun, tek başına kahramanlık hikayelerinde değil, ilişkilerimizin niteliğinde olduğunu görebilir miyiz? Okuru sadece bir tüketici olarak değil, bu yolculuğun bir parçası, destekçisi ve doğruyu arayan biri olarak görebilir miyiz? Bunun, bir dayanışma çağrısından öte, her şeyin açıkça paylaşılabileceği bir dil oluşturma çabası olduğuna inanıyoruz.

Soyut ifade özgürlüğünü savunmanın yanı sıra, bu özgürlüğün nefes alabileceği alanları da savunmamız gerekiyor. Ortak buluşma noktaları, yavaş okuma saatleri ve bizi dev şirketlerin insafından kurtaracak bağımsız ekonomik gelir modelleri gibi. Medyanın altında yatan bir ilişki ekonomisini ancak birlikte sorgulayarak, gürültünün ötesinde anlam yaratabiliriz.

AltMedya, bu yeni ve müşterek kamusallığı birlikte inşa etmek için yola çıkıyor.

Desteğiniz bizim için çok önemli. Türkiye gibi ifade özgürlüğünün sürekli tehdit altında olduğu bir ülkede nitelikli yayıncılık yapmanın imkanlarını araştırıyoruz. Desteklerinizle vesaire’nin yayılmasını ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyoruz. İmkanınız varsa, vesaire’ye destek olmak için patreon sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Şimdiden desteğiniz için teşekkür ederiz, varlığınız bizim için değerli.